Elazığ'da İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü etkinliği

Elazığ'da 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü dolayısıyla program düzenlendi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Elazığ Haberci - Tuba Uyur

Elazığ’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla program düzenlendi.

Elazığ Ahmet Kabaklı Fen Lisesi öğrencileri tarafından Elazığ Belediyesi Bünyamin Eroğlu Kültür ve Kongre Merkezinde 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü programı düzenlendi. Programa Vali Vekili Abdulkerem Abbasoğlu, 8. Kolordu Kurmay Başkan Vekili Piyade Albay Gökhan Ardıç, Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Fen Lisesi Müdürü Murat Koç’un açılış konuşmasıyla devam etti. Mehmet Akif Ersoy’u anlatan sinevizyon gösterisinin ardından program sırasıyla Mehmet Akif Ersoy’un ‘Bülbül’ şiirinin okunması, İstiklal Bülbülü tiyatro oyununun sergilenmesi, kareografi gösterisiyle devam etti.

Mehmet Akif Ersoy hayatı hakkında bilgi veren Ahmet Kabaklı Fen Lisesi Müdürü Murat Koç, “ I. Dünya Savaşı sırasında Teşkilat-ı Mahsusa, Türk İstihbarat Teşkilatı namına Almanya’ya daha sonra siyasi vazifelerle Medine ve Necid’e gider. Kurtuluş Savaşı sırasında TBMM’de Burdur mebusudur. Bütün mebusluk dönemini Tacettin Dergahı’nda geçiren Akif’in Çanakkale Zaferini anıtlaştıran şiiri, şehitler için yazdığı bir destan ise Anadolu’nun kurtuluşunu en kara günlerde imanlı bir ümit sezgisiyle ve irade gücüyle terennüm eden şiiri de İstiklal Marşı’dır. İstiklal Marşı, 724 şairin girdiği yarışı kazanacak olan şair tuhaf bir sebeple henüz yarışa girmemiştir. Çünkü kazanana para verilecektir, Akif nasıl girer bu yarışa. Para için mi söyleyecek, hayır. Maarif vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver 2 Şubat 1921’de Mehmet Akif’e mektup yazar ve Akif yazılan mektup üzerine alır eline kağıt kalemi ve yazmaya başlar şiiri. Kahraman ordumuza ithafen yazılan eser 1 Mart 1921’de Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından Büyük Millet Meclisinde okunur ve Büyük Millet Meclisinin büyük tezahürleriyle karşılanır. Mebuslar marşı ayakta dört defa dinlerler. 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45’de TBMM’de marşın kabulü merasimiyle marş kabul edilir. Kurtuluş Savaşı ve sonrasında gördüğü bedbinlik ve ümitsizlikler şairi ıstıraplı hastalığa sürükler, 1935’de siroz teşhisi konulur. Tedaviler ve hava değişimi bir işe yaramaz, gittikçe ağırlaştığını hisseden Akif gitmek mecburiyetinde kaldığı gurbet elde Mısır’da ölme korkusuna tutulur. 1936 Haziranında bayrağı, dili, manzarayı, vatanı özleyiş ve vatana gömülmek iştiyakıyla yurda döner. Büyük istiklal şairimiz Akif 27 Aralık 1936’da milletinin kendisini ne kadar çok sevdiğini dahi bilmeden ve Türk edebiyatımızda en büyük yerlerden birini aldığından habersiz olarak hayata gözlerini kapar. Edirnekapı Şehitliğine götürülür ve merhum Akif sevdiği arkadaşı Ahmet Naim beyin yanına defnedilir. Hastalığı sırasında Akif’i ziyarete gelenlerden biri acaba yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı deyince merhum Akif tarihimize ışık tutan şu sözünü söyler; ’Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.’ Evet yüce Allah bir daha bu memleketin İstiklalini tehlikeye düşürmesin” dedi.

Etkinlik ödül töreni ile sona erdi.

İHLAS HABER AJANSI

HABERİ PAYLAŞ:
ELAZIĞ HABERCİ'DEN DAHA FAZLASI